ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Sis Bombası
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 18.01.2009 Pazar
NOT: Bu yazının Yeniçağ'daki metbû metninde ilk paragrafın son cümlesi çıkarılmıştır; ara başlıklar editör tarafından konmuştur - D.H.
 
 
Günlerden beridir, Ergenekon ve İsrail-Filistin harbi gündemin baş maddeleri hâlinde, onlarla yatıp onlarla kalkıyoruz, rüyalarımıza bile girer oldular; ama acaba Türkiye'nin daha başka önemli gündem konuları yok mu? Bence var ve onlar aslında daha da öncelikli; ancak gelgegelim orta yerde pek gözükmüyorlar, nedense. Nedir bu olması gerekenler derseniz sonra ele alacağım, ama ilk evvel şu Ergenekon ve Filistin mes'elelerine çok kısaca da olsa bir temas edelim, izninizle.
 
Karanlık Korkutur
 
İmdi: Bir yılı mütecâviz bir müddettir, asıl hedefinin ve mâhiyetinin ne olduğu hâlâ netlik kazanmamış, gerçek Ergenekon'un şânını kirleten, Ergenekon isimli bir yeraltı teşkîlatı gündemden düşmüyor; bir Ergenekon'dur gidiyor; varsa Ergenekon yoksa Ergenekon. Kötü bir yönetmenin kötü bir senaryoya dayanarak ve kıt bir bütçe ile yetenek fukarası aktörlerle çevirdiği, vasatın altında bir film Ergenekon; sıkıcı ama tehditkâr – tehditkârlığı ne idiğinin meçhûl oluşundan. Ne idiği meçhûl, çünki Ergenekon süreci, Ergenekon nâm şeyin – her nasıl bir şey ise - kendisinden daha karanlık; karanlık olan bilinmeyendir ve bilinmeyen de korkunun menbâıdır, bilinmeyen herşey korku yaratır – niçin hortlaklar gece dolaşır, meselâ? Gayet basit: Gece karanlık, yâni bilinmeyen olduğundan. Hiç kimse bir ölünün kalkıp yürüdüğünü görmemiştir ve dahi onbeş gün sırtüstü yatan bir diri bile ayağa kalkınca yürüyemez de suratının üstüne yere çakılır, ama, karanlığın tahrik ettiği muhayyele, kadîm ölüleri bile mezarlarından kaldırır. Evet; anlaşılan o ki "var birşeyler" işbu Ergenekon dediklerinde, ama ne var? Bir memlekette bu kadar müddet, her dem gündemi işgal eden bir mes'ele hâlâ karanlıkta ve muallâkta kalıyorsa, ortada normal olmayan birşey de var demektir – kendisi karanlık olan birşey. Darbe mi? Hiç mi darbe görmedik Allahaşkına! Biz nerede yaşıyoruz yâhû? Burası, her vatandaşının kendi çapında darbe uzmanı sayılabileceği Türkiye değil mi? Kim kime lâga luga yapıyor efendiler? Bir kere, darbe öyle bir sene dıdısı bıdısı yapılan birşey değildir; ikincisi, darbeyi asker yapar – bu iş onların üstüne vazîfedir - ve fakat onlar da böyle garip işlere girişmezler, bir sabah ansızın geliverirler ve ne yapacaksa yaparlar. Lâkin böyle birşey de yok işte. Peki ya öyleyse? Ve niçin "muayyen" zamanlarda birden devreye giriveriyor işbu Ergenekon?
 
Filistin Şahinliğinin Nedeni
 
Ve Filistin? Evet, bu hâdise bizim dışımızda; ama niçin Hükûmet bu mes'elede o kadar şâhinlik ediyor? Hani, mes'eleyi Biz halledersek, İslâm ülkelerinin ağabeysi olduğumuzu, bu bölgenin Biz'den sorulduğunu ispat ederiz ve herkesler de ona göre davranır filân gibi bir düşünce mi var? Fenâ bir fikir gibi görünmüyor ama inandırıcı değil. Bir kere, bir Kürt isyanını bastıramayıp "örgüt"ün tezlerini ucundan kıyısından hayata geçirmeğe başlayarak kendi ülkesinin kotrolünü elinden kaçırdığını elâleme gösteren bir iktidarın bu yaptığı, hânesinde teseyyüb olanın Âlem'e nizâmât vermeğe kalkışmasından başka ne demek olabilir? Ve, Amerika'dan esliha ve mühimmat almanın ötesinde bir de "icâzet" almadan eşkıya tenkıli için sınır ötesi harekât dahi yapamayan, İsrail'in istihbâratına ve Heron uçaklarına muhtaç olan bir memleketin iktidarının Amerika ve İsrail'e meydan okuyan bu politikasının ne anlamı olabilir? Kaldı ki şimdi İsrail ile husûmet yaratmanın ne âlemi var? Az derdimiz var, bir de onunla mı uğraşalım da meselâ 24 Nisan'da Amerikan İsrail lobisininin de Ermeni Soykırımı sahtekârlığının kanunlaştırılmasını sağlamasına yardım edelim? Evet, bir facia yaşanıyor Filistin'de, doğru; ama benim ülkemde daha fecîsi yaşanıyor. Filistin'de binden fazla insan katledildi, bu da doğru; tabiî ki mazlumun yanında olalım, bu dahi doğru; ama benim ülkemde de çeyrek asırda kırkaltıbin insan öldü. Öldü de ne oldu? Hangi Arap memleketinden bir yandaşlık gördük ve dahası, o kanların arkasında Arap eli yok mu? Ve daha dahası: Arap denizinin ortasında Yahûdiler Arap kıyımı yaparken bu deniz ne yapıyor? Ve yine dahi, Arap nankör değil midir ve dahi dahi, İngiliz ve Amerikalı'yı Türk'e tercih etmez mi? Ve daha dahası, İsrail olmazsa Araplar'ın karşı olmakta ittifak edecekleri ülke Türkiye değil mi? 
 
Var bir yanlışlık bu işlerde; yoksa bütün bu manevralar sis bombası mı, birşeyleri sütrelemek için?
 
Bana öyle geliyor ki, bu işin üzerine bir de böyle düşünmek gerektir.
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 207,11 KB ]




Copyright ©2006-2017, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim